Diş Hekimi Korkusu

 

Diş Hekimi Korkusu

Diş Hekimi Korkusu Yaygın mıdır?

Hemen hemen tüm hastalarda, diş hekimi korkusu vardır. Bu korku sebebiyle hastaların yaklaşık yarısı diş tedavilerini ertelemektedir. Bu korkunun en yaygın nedeni, erken yaşta travmatik bir diş tedavisi deneyimdir. Uygun olmayan ve ağrı veren tedaviler ve anne- baba tarafından çocuğun korkutulması, küçük yaşlardan itibaren, sonrasında düzeltilmesi çok zor olan bir fobinin oluşmasına sebep olur. Bu korku yüzünden, aslında çok kolay yapılabilecek diş tedavileri ertelenir ve sonrasında hem zaman, hem maddi anlamda daha külfetli hem de daha uzun seanslar gerektirebilen ve rahatsız edici tedavilere dönüşebilir. Başlangıç aşamasında bir çürüğü, basit ve ucuz bir dolgu ile tedavi edebilecekken, ileri aşamalarda daha büyük dolgular, kanal tedavileri ve hatta çekime kadar gidebilen tedavilerle karşılaşılmaktadır.

Diş hekimi korkusunu engellenmenin en kolay yöntemi, bu korkunun oluşmasını engellemektir. Bunun için ebeveynlere çok büyük biş iş düşmektedir. Bu işlemin ilk ayağı, çocuğa diş fırçalama alışkanlığının kazandırılmasıdır. Anne ve baba, çocuğa örnek olmalı, yemeklerden sonra birlikte diş fırçalamalıdır. 5-6 yaşlarına kadar çocuklar el-göz koordinasyonunu tam sağlayamayabilir. Bu sebeple, çocuk dişlerini fırçaladıktan sonra anne kontrol etmeli, gerekirse kendisi de fırçalamalıdır. Çocuklar, kendileri için üretilmiş özel fırçalar ve macunlar kullanmalıdır. Bu yaşlarda çocuk, diş hekimine de alıştırılmalıdır. Bir işlem yapılmasada, diş hekimi ziyaret edilmeli, çocuğun, korkutucu bir işlem yapılmadığını görmesi sağlanmalıdır. Anne babaların en büyük hatası, çocuklarını, 'dişini çektiririm, iğne yaptırırım' şeklinde korkutmalarıdır.

Bu şekilde korkutulan çocuk, sonrasında kesinlikle normal bir davranış sergileyememekte, tedavileri yapılamamaktadır. Zorunlu durumlarda bu çocuklar ya zor kullanılarak ve elleri bağlanılarak, ya da genel anestezi ile uyutularak tedavi edilmektedir.

Diş hekimi korkusunu yenmek için en güzel yöntem, tedavileri geniş zaman dilimlerine bölmek, ağrı verici işlemleri erteleyerek kolay işlemlerden başlamak ve hastanın alışmasına zaman tanımaktır. Bu sayede korkan hastaların önemli bir kısmı tedavi edilebilir. Diş hekimi korkusunun yenilemediği durumlarda uygulanacak farklı tedavi alternatifleri de vardır:

1. İntravenöz ya da Oral Sedasyon: Genel anestezi uzmanı tarafından, hasta tam bayıltılmadan, yarı bilinçli bir seviyeye getirilebilir. Bu, damar yolundan ya da ağızdan ilaç vererek yapılabilir. Bu yöntemde, hasta komutlara cevap verebilir ve iletişime açıktır. Yarı baygınlık hali olarak da tanımlanabilir.

2. Azot Oksit Bilinçli Sedasyonu: Ülkemizde az kullanılmakla birlikte, özellikle Amerika'da oldukça yaygın bir kullanım alanı vardır. Bu yöntem oldukça kolay ve güvenli bir yöntemdir. Hastaya, solunum yolu ile azot protoksit gazı verilir. Bu, gülme gazı olarak da adlandırılan bir gazdır. Solunum başladıktan sonra hafif bir sarhoşluk hali olur. Bu yöntem ile tadavi başladıktan sonra, gerekli enjeksiyon vb işlemler yapılır, sonrasında gaz solunumu kesilse dahi, diğer işlemler kolaylıkla yapılabilmektedir. Soluma işlemi bitirildikten 5 dakika sonra hasta rahatlıkla koltuktan kalkabilmekte ve eve ya da işe gidebilmektedir. İşlem sonrasında refakatçıya gerek olmamaktadır.

3. Daha Az Ağrı Veren Cihazların Kullanılması: Son yıllarda, enjeksiyon (iğne) yapılmasını son derece kolaylaştıran bazı elektronik cihazlar üretilmiştir. Bu sayede hissedilmeden kolaylıkla enjeksiyon yapılmaktadır. Bununla birlikte kullanılan bazı topikal anestezi malzemeleri sayesinde krem şeklinde sürülerek uyuşma sağlanabilir.

Toplumun hemen hemen tamamında diş tedavi ihtiyacı varken, bunun çok az bir kesimi tedavi yaptırmaktadır. Bunda, ekonomik faktörler kadar, dişlere önem vermemek ve diş hekimi korkusu da önemli bir etkendir. Diş hekimi korkusu genellikle çocukluk çağlarından başlar. Diş hekimleri, genellikle diş ağrısı ile başvurulan ve diş çeken kişiler olarak algılandıkları için, çocuklukta hep olumsuz izlenimler ile hatırlanır. Bunu yenmenin yolu oldukça basittir.

Çocukluk çağından itibaren, düzenli aralıklarla diş hekimi ziyareti yapılmalı, çocuklara hiç bir tedavi yapılmadan diş hekimine alıştırılmalıdır. Çocuklar, anne ya da babaları tedavi olurken yanında gitmeli, hekimin yaptığı tedaviyi izlemelidir. Bu sırada anne ve babalar ağrı hissetseler bile tepki vermemeli, çocuğa tedavinin ağrılı bir işlem olmadığı anlatılmalıdır. Çoğu durumda çocuklar aslında ebeveynlerinin stresini yansıtırlar. Bu sebeple tedavi hakkında olumsuz konuşmamalı, tedavi günlük bir olay olarak görülmelidir. Erişkinlerin diş hekiminden korkması için mantıklı bir sebep yoktur.

Günümüzde yapılan diş hekimliği uygulamalarının hiçbiri ağrılı uygulamalar değildir. Kullanılan ağrı kesici ve antibiyotikler oldukça etkili biçimde ağrıyı kesebilmektedirler.

KATEGORİLER

 

Şehremini Mh. Deniz Abdal Cami Sk.
No: 23/A Çapa - Fatih, İSTANBUL
Tel: (0212) 587 24 24 - (0212) 529 03 00
Tel: (0536) 598 23 43 - (0554) 831 94 11
Faks: (0212) 529 02 61
info@capaortodonti.com

ÇALIŞMA SAATLERİMİZ

  • Pazartesi 13:00 - 19:00
  • Salı 09:30 - 19:00
  • Çarşamba 09:30 - 19:00
  • Perşembe 09:30 - 19:00
  • Cuma 09:30 - 19:00
  • Cumartesi 09:30 - 18:00
  • Pazar Kapalıyız

BİZİ TAKİP EDİN!

Copyright 2017 © capaortodonti.com Tüm hakları saklıdır